Aslında yıllar önce açmıştım, sonra yazma işi o kadar arttı ki bırak dedi içimden bir ses. Bırak.
Yazılmışları oku önce. Mungan'dan Şairin Romanını mesela. Veya Marquez'den Yüzyıllık Yalnızlığı.
İtiraf etmeliyim ki, zamanın çoğu Türkiye'deki gündemi takiple geçiyor. Sosyal medyanın faydaları yanında zamanı yok etme özelliği var malesef.
Bu blogun tekrar niye açıldığını bilen arkadaşım, umarım şu fani dünyada bu yazdıklarım sana bir damla lezzet verebilir. Bilmediğimiz bir şeyi hep daha çok sever ve özleriz, belki de yazdıkça ben o kadar özlenmez bir hal alırım :)
Bu yıl seçtiğim tema "yargılama" aslında çok önceden girişilmesi gereken bir konu. Olgunluk yolunun en gerekli adımlarından biri. Zor olacak evet, ama söylemine yakın olmak bile bir gelişme.
Geçen yıl epey mesafe kat'ettiğim başka kavramlar da var. Onları ayrı bir yazıda toplayayım.
Aslında, yazmak için yalnız kalmak lazım. Okulların açılmasını bekle diyor içimden bir ses. Bekleyene kadar ısınalım biraz.
İki gün önce bir sohbette, karşımdaki kişi "siz tekrar çalışmayı düşünmüyor musunuz?" dedi. Öyle övgü doluydu ki gözleri, bir konuda uzmanlaşmak lazımmış. Bende herşeyden ortaya karışık oluyor dediğimde, daha da ileri gitti. Uzmanlaşanların orta düzey yönetici olduğu bir yerde benim üst düzey tepe yönetici olmam lazımmış. Gülümsdedim, bana bir telefon geldi ve sohbet burada bitti.
Anladım ki, bir insanı başkalarının gözüyle görülen yerden değil içinden görmek lazım.
İçimden gördüklerimi de anlatırım zamanı gelirse...
www.bobbiecarlylesculpture.com/SelfMadeMan.php

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder