21 Ağustos 2014 Perşembe

Menekşeler



8 MART 2009 PAZAR GÜNÜ

ÇAYYOLU’NDA KONUK OLDUĞUM BİR EVİN BALKON PENCERESİNDE.

MORLU SARILI MENEKŞELER, MİS KOKULU, İLK BAKIŞTA NAYLON MU ACABA DEDİRTEN, YAKLAŞIP DOKUNUNCA UTANILIP, KOKUSUYLA MEST OLUNAN...

VE MENEKŞELERLE İLGİLİ BİR TUTAM DUYGU, DÜŞÜNCE ARZ ETME İHTİYACI.

GI

Menekşeyle becayiş J

Bu yazı nereden aklıma geldi diye soracak olursanız, cevap “aniden”. Pazar günü gördüm menekşeleri ve cep telefonumla fotoğrafladım. Elbette amatörce ve anlık bir tespit.


Menekşelerin alınma öyküsü ve bu öykünün öncesi de, benim bu menekşelere rastlama durumumun öyküsü ve bu öykünün öncesi de çok dokunaklı. Bu anıları, burada canlandırarak okuyanların içini şişirmeyeceğim. Öylesine denk gelmiş olsun, tesadüfen yani.

Asıl yazmak istediğim, menekşelerin bende bıraktığı izler ve özlemler.

Onları gördüğüm andan itibaren insan yerine, o yeşil topraklı torbanın içindeki morlu sarılı menekşeler olarak hayata devam etmek istedim. Belki onlarca günün ağırlığı, belki de ondan önceki yılların da yaşanmışlıkları.

Bir semt pazarında, daha doğrusu yanıbaşındaki çiçekçiden alınmışlar sanırım. Yeşil torbanın içi toprakla dolu. Üst kısmında torba kalın bir askılık olmuş. Oradan pencerenin ferforjelerine asılı. İçinde toprak var ve tabi büyütülen çiçek kökleri. Yukarıdan su verilecekmiş, bu kadar az toprak ve kısıtlı yer ile ne kadar yaşarlar bilmem ama öylesine coşkulu görünüyorlar ki. En azından yaşadıkları yanlarına kâr kalacak. Hem eşsiz güzellikleri, hem mis gibi kokuları ve bulundukları balkona verdikleri coşku ile.

Bu menekşeler bana göre oldukça kalabalık bir grup. İçinde aile(ler), akrabalar, dostlar, arkadaşlar ve çocuklar var. Hepsi bir arada, aynı topraktan beslenerek yaşıyorlar. Hem birbirlerine mecbur, hem de çok bağımsızlar. Dikkat edilirse kimisi daha büyük, kimisi iki renkli, kimisi de boynunu daha fazla uzatmış.

Aslında, onları bir torbada biraraya getirenin elinde şekillenmiş her-şey. Onların öyle güzel görünmelerini akıl edenin ellerinden çıkmış yazgıları. Her şey ince ince düşünmekle başlamıyor mu zaten?

İnsan olmaktan kurtulup, bu yeşil torbanın içinde bir adet menekşe olma isteği ne zaman aklıma geldi, ilk gördüğümde. Sadece su, güneş ışığı ve bulunduğu toprağın içindeki besinler ne kadar yeterse o kadar yaşamak. Ve günün birinde bu “güzelleştirme” misyonunu tamamlayarak, kalmak öylece.

Yaşamınızda bir minik menekşenin içinde olduğu bu torba gibi, torbadaki herkesin sizin güzelliğinize güzellik katması ve destek vermesi temennisi ile son veriyorum bu menekşeleşme arzusuna.


Muhabbetle.

Hiç yorum yok: